Sari keten tohumu aramaya artik son vermistim ki hic
beklemedigim bir anda karsima cikti. Rasayana markasina sik sik rastlar oldum,
ve simdiye kadar kullandigim tum urunlerinden cok memnun kaldim. Simdi de sari
keten tohumu sunuyorlar, ve gayet alcakgonullu bir sekilde sadece “keten
tohumu” demisler. Acaba bu urunun kiymetini kendileri de bilmiyorlar mi? Neden
kiymetli? Cunku sari keten tohumunun tadi, Turkiye’de bulunan kahverengi keten
tohumuna gore daha yumusak. Ayrica yagi sikildiginda da cok leziz bir sey
oluyor, kahverengi keten tohumunun yagi ise benim icin cok agir, cok otsu.
Rasayana’ya yazsak, bu keten tohumunun yagini da piyasaya surmeyi dusunurler mi
acaba? Hayali bile guzel!
3 Temmuz 2013 Çarşamba
28 Haziran 2013 Cuma
Bir yikanabilir bebek bezi hikayesi
Bu yaziyi sadece vegan hayat ile ilgili oldugu icin
yazmiyorum. Genel olarak hayatla ilgisi var. Hatta sirf bunu anlatmak icin yeni
bir blog kurmayi bile dusundum. Simdilik burada yazmakla yetinecegim. Talep
olursa (?) devamini da yazarim.
Ilk cocugum dogmadan once hazir bezlere cok karsiydim. Onun
icin de daha bebek dogmadan hazirliklarimi yaptim. Yikanabilir bebek bezi
kullanan bir arkadasima akil danistim, internetten yorumlari okuyup birkac
parca siparis ettim ve bezleri yikama servisi ile anlastim. Yanlis
hatirlamiyorsam her hafta temiz 80 veya 100 adet bezi evin kapisina birakip
kirlileri aliyorlardi. Bir de hastanede ve ilk gunlerde kullanmak icin organik
ve dogada cozunen, tek kullanimlik bebek bezleri almistim. Sonra… Cok
tecrubesizdim bu konuda, yikanabilir bebek bezleri kullanan arkadasim da
tatildeydi. Yikanabilir bezlerini denedigim ilk gun cesaretim kirildi,
baskilara boyun egdim ve o zamanlarin kaosu icinde ugrasacak bir bas agrisi daha
olmasin diye bezleri biraktim, yikama servisini iptal ettim. Hem nasil olsa
bebek bezlerim organik ve dogada cozunebilen cinstendi.
Derken birkac hafta sonra tasindik ve iste hosgeldin Pampers
(Prima). Ne organik, ne dogada cozunebilen cinsten, ne ekonomik, ne saglikli,
ne de vegan. Ama o gunun sartlari icinde bir daha yikanabilir bebek bezlerini
arastirmaya zaman ve enerji bulamadim. Arada gozum takiliyordu bebek esyasi
satan dukkanlarda, ama merakla bakmaya baslayip “bu is beni asar” bezginligiyle
cikiyordum dukkandan. Bir defasinda dayanamayip bir tane aldim en gozume
kestirdigim bezlerden (30 euro vermisim, dile kolay). Bir kere kullandim, onu
da -simdi anliyorum ki- yanlis kullanmisim.
Yillar gecti, oglum buyudu. Ben tam bebek bezlerinden
kurtuldum diye sevinirken (inanilmaz bir cevre kirliligi yaratiyor, insanin ici
aciyor) ikinci bebek dogdu. Aliskanliklardan kurtulmak zordur, veganlar iyi
bilir. Ultra Prima’ya hic dusunmeden basladik (kokusuz versiyonu vardi iyi ki).
Arada organik bebek bezlerine bakip acaba bunlara mi gecsek, ekonomik olarak
kaldirabilir miyiz diye dusunuyordum. Sonra minicik bebegim hasta oldu,
ailedeki herkes hasta oldu, ama onunki bir turlu tam iyilesmedi ve bronsiolit
denen illet hastaliga dondu. Nefes problemi, asiri mukus salgilama, vs. Ileri
hali astim. Ilaclarin yaninda ona iyi gelsin diye bir suru sey yaptik. Evdeki
mobilyalari sadelestirdik, tum polarlari ortadan kaldirdik, toz tutacak herseyi
uzaklastirdik, ozel filtreli elektrik supurgesi aldik, turlu turlu gida
alerjisi denemeleri yaptik, evdeki tum parfumlu seyleri kullanmayi biraktik,
temizlikte kullandigimiz malzemeleri toptan degistirdik, camasir deterjanlarini
degistirdik, vs. Sonra bir gun, kullanilip atilan cinsten olan bebek bezlerinin
solunum yolu rahatsizliklarina neden olabilecegini okudum bir yerde. Ve iste
yikanabilir bebek bezine gecme fikrinin gucu o zaman geldi. Bu konuda pek
inandirici calisma da bulamadim ustelik. Ama hazir bezlerin icerigine bakinca
dank etti. Diger maddeler var midir yok mudur, ne miktarda vardir bilmiyorum
ama ozellikle bir tanesi var ki… Digerlerinin yaninda masum kalsa da benim icin
ipi o kopardi. Bez kuruyken ince kum gibi olup da siviyla birlesince jel
olmasini saglayan madde, bebek bezini uzun tutunca bebegin cildinde kristalimsi
jel parcaciklari birakan, bebegin poposunu yikadiginizda kaygan kaygan
hissetmenize neden olan madde.
Labta kendi ellerimle kullandigim, her kullanisimdan sonra
basimin agirdigi ve “simdi artik acik havaya ihtiyacim var” dedirten ayni
madde, akrilamid.
Hemen internete kostum ve o da ne? Yikanabilir bebek bezinin
bu kadar cesidi oldugunu bilmiyordum. Birkac gunumu sirf terminolojiyi anlamaya
calismakla gecirdim, boguldum, bezdim, kararlar verdim, kararlari bozdum, ve
sonunda birkac bez denemeye karar verdim.
Iyi ki oyle yaptim. Denedim ve ise yarayan bir tanesinden birkac tane
daha aldim. Sonra birkac tane daha. Bir aydan uzun bir suredir kullaniyoruz ve
ben cok memnunum. Herkese tavsiye ederim. Yikanabilir bebek bezlerinin cok
fazla cesidi var. Normal bez seklinde olup ustune kilif gecirileni (ilk bebek
icin aldiklarim, ekonomik ama ilk kullanan icin zor), cep seklinde olanlar (en yaygin
tur), hepsi-bir-arada olanlar (pahali ama pratik), hibrid olanlar, organik
olanlar, pamuk olanlar, bamboo olanlar, keten olanlar, vs. Bir derya. Hangi
cesidi begeneceginizi kullanmadan bilemiyorsunuz, bebegine gore de farklilik
gosteriyor. Amerika’da bazi internet sitelerinde tanitim ve deneme paketleri
bulabiliyorsunuz, ama Turkiye’de boyle bir sey yok malesef.
Su an kullandigimiz bezlerin cogunu Turkiye’den aldim,
ustelik de cok ekonomik bir fiyata (www.hepsianneden.com). Isin absurd tarafi
su ki, bu bezler dunyanin en unlu yikanabilir bebek bezi firmalarindan birine
ait, Amerikan markasi. Uretim yeri? Turkiye. Yani burnumuzun dibinde bir
yerlerde dunyanin en iyi yikanabilir bebek bezleri uretiliyor, ama Turkiye’de
bunlarin adini bile bilen yok. Bunlari bulmak icin binbir takla atiyorsunuz,
sans eseri bu siteyi bulamamis olsaydim bu bezleri Bulgaristan’dan
getirtecektim. Bu defa sansim varmis, ve bu defa cok okudum, onlarca video
izledim, ve sosyal baskilara bu defa direnebildim. Hic de korktugum kadar zor
degilmis. Bunlarla tatile de ciktim (camasir makinesi vardi tabi), gezmeye de
gittik, ve doktor ziyaretine de bu bezlerle gittik. Artik her bez degistirmede
icim cok rahat.
(Edit) Oğlumun nefes problemi için o kadar cok sey yaptik ve o gunden bugune o kadar cok sey degisti ki, neyin işe yaradığını bilmek çok zor. Ciddi bir iyileşme görülüyor, ama bu yikanabilir bebek bezleri sayesinde mi oldu? Bilmem, belki de etkisi olmuştur.
(Edit) Oğlumun nefes problemi için o kadar cok sey yaptik ve o gunden bugune o kadar cok sey degisti ki, neyin işe yaradığını bilmek çok zor. Ciddi bir iyileşme görülüyor, ama bu yikanabilir bebek bezleri sayesinde mi oldu? Bilmem, belki de etkisi olmuştur.
Fotografta bir cekmece dolusu FuzziBunz kilifi, bu
kiliflarin icine gecen bezler ve en arkada da gece kullandigimiz Mother Ease
kilifi gorunuyor.
25 Haziran 2013 Salı
Kahvaltida nohut
Bir alerji testi yapmak icin bir sureligine soya urunlerini
kesmistim. Acikcasi hayatimi pek etkilemedi, kahvaltilar disinda. Son
zamanlarda kahvaltiyi geleneksel Turk kahvaltisi seklinde yapmayi aliskanlik
haline getirmistim. Tabi tofu ile. Tofunun uzerine guzelce zeytinyagi dokup, ya
karabiber ve tuzla veya ozel bir baharat karisimiyla yiyordum. Soya urunlerini kesince, elimdeki acik
tofu paketini de bitirmeden buzluga atip tofuya da ara verdim. Kahvalti da tofusuz
kaldi.
Bu noktada lafi biraz uzatacagim. Bu paragraf bir parantez
olsun, okumak istemeyen atlasin.
Bazen sorarlar “Sen sucuk yemiyorsun, peynir yemiyorsun, yumurta
yemiyorsun, sut icmiyorsun, tereyagi yemiyorsun, bal da yemiyorsun. Ne kaliyor
ki geriye?” Tabi mantigi boyle kurunca geriye pek bir sey kalmiyor. O yuzden de kahvalti icin disari cikan vegan kisi genelde ac kaliyor. Vegan
olmaya karar verip de vegan beslenmeye paldir kuldur dalan biri de ayni hataya
dusup hayatindan vegan olmayan tum seyleri cikarip da yerine yenilerini
koymazsa zor zamanlar gecirebilir. Ama insan sunu cok cabuk kavriyor: Yeni aliskanliklar
edinmek gerekiyor. Ve bunun icin de biraz arastirmak, yeni seyleri denemek
gerekiyor. Veganligin en sevdigim yani bu, bir suru yeni sey deniyorsun, eski
aliskanliklarini sorguluyorsun. Cok ozgurlestirici bir sey bu!
Donelim tofusuz kahvaltiya. Su andaki sartlar geregi de bana hizli hazirlanabilecek,
sabah ekstra bir is cikarmayacak bir kahvalti secenegi gerekiyordu. Ustelik de
minik bir oburcuk emzirdigim icin protein acisindan dengeli bir kahvaltiya
ihtiyacim vardi.
Ve iste uzun laftan sonra hizli cozum: Susamli zerdecalli
nohut! Buzlukta her zaman haslanmis nohut bulundurdugum icin yapmasi cok kolay. Bir de bunu aksamdan hazirlayip buzdolabina koydum mu, ertesi sabah sadece
isitip normalde kahvaltida yedigimiz diger seylerle (domates, salatalik,
zeytin, avokado) birlikte yiyebiliyorum. Ustelik bol proteinli, bol kalsiyumlu, bol
demirli, bol A vitaminli, bol B vitaminli bir tarif. Dokme demir tavaniz varsa
bu tarif tam ona gore.
Susamli zerdecalli nohut
2 bardak haslanmis nohut
2 adet rendelenmis havuc
2 tatli kasigi susam
1 tatli kasigi ince dogranmis taze zencefil
1/2 tatli kasigi zerdecal
1 tatli kasigi kimyon
Istege gore tuz
Istege gore zeytinyagi
Tavada zeytinyaginda susamlari kokusu hafiften cikana kadar
kavurun. Ustune zencefili, zerdecali ve kimyonu ekleyip bir dakika kadar karistirmaya
devam edin. Rendelenmis havucu ve haslanmis nohutu ekleyin ve kavurmaya devam
edin. Havuclar istediginiz kivama gelince atesten alin. Afiyet olsun!
28 Mart 2013 Perşembe
Muzlu kekler
Artık oğluma sağlıklı kek yedirme sevdasından vazgeçtim.
Yemiyor. Beraber yapmaktan çok zevk alıyor, kek için yanıp tutuşuyor, ama
yapınca şöyle bir üstünden yalayıp, birkaç fare ısırığı alıp bırakıyor. Ona dışarıdan alınan değil de evde yapılan
sağlıklı tatlıları yedirmek için çok uğraştım. İlk önce herşeyin en sağlıklı ve
besin değeri yüksek haliyle başladım: tam buğday unu, şeker yerine pekmez, az
yağ, bol meyve, vs. Sonra bazı keklerin tadına bile bakmayınca tam buğday unu
yerine beyaz un kullandım, pekmez yerine şeker, yağı artırdım, … sonunda da ne
de olsa zaten yemediğine karar verip kekleri onun için değil de kendim için
yapmaya karar verdim. Bir gün önce
internetteki bir siteden denediğim bir elamlı kek fiyaskosunun ardından en
güvendiğim yemek kitabına sığındım. Evdeki aşırı olgun muzları ve kullanılmak
için bekleyen buğday ruşeymini görünce tarifi hemen buldum zaten. Ona bir de
pişmiş kinoa ve dövülmüş ceviz ekledim. Şeker yerine de pekmez kullandım.
Sadece fırına vermeden önce tepelerine bir çimdik toz şeker serpiştirdim. Bilin
bakalım ne oldu? Oğlum bunları çok beğendi :)
Muzlu-buğday
ruşeymli- kinoalı- cevizli muffin
1 bardak soya sütü
1 tatlı kaşığı elma sirkesi
3 adet aşırı olgun yerli muz
1/3 bardak sıvı yağ
1/3 bardak üzüm pekmezi
1 1/3 bardak un
¾ bardak buğday ruşeymi
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
½ tatlı kaşığı tuz
½ tatlı kaşığı tarçın
½ bardak dövülmüş ceviz içi
½ bardak pişmiş kinoa
Önce fırınınızı 190 oC’ye ayarlayın. Muffin tepsinizi
hazırlayın (yağlayın veya kağıt bardakçıkları dizin).
Soya sütüne sirkeyi ekleyip karıştırın ve sütün kesilmesi
için bir kenara koyun.
Muzları ezin (çatal gayet iyi iş görüyor). Üzerine sıvı yağ
ve pekmezi ve en sonunda da sirkeli süt karışımını ekleyin ve karıştırın.
Unu, kabartma tozunu, vanilyayı, buğday ruşeymini, tuzu ve
tarçını bir kapta birleştirip karıştırın.
Sıvı karışım ile unlu karışımı birleştirin. Unluyu sıvıya yavaş yavaş katmayı tavsiye
ediyor kitap. Ben tam tersini yaptım, biraz topakçıklı oldu ama vegan keklerde
topakçıklar hiç sorun değil zaten.
Cevizleri ve kinoayı katın ve eşit dağılması için kısaca
karıştırıp karışımı muffin tepsisine dökün. 12 muffin için yetip artacak
harcınız olacak. Artanı yalayabilirsiniz, bu da vegan kek harçlarının bir
güzelliği J
Harcı yalarken muffinleri fırına vermeyi unutmayın. 20 dakika sonra, veya
kokular gelmeye başlayınca, kürdan testi uygulayın. Kekin içine batırdığınız
kürdan temiz çıkmalı. Ben bunları biraz uzun pişirdim, onun için biraz daha
esmer tenli oldular.
Bunlar ne ile iyi gider? Bence saleple. Ama salepsiz de
güzeller, ayaküstü birkaç tane yedim.
Teşekkürler Veganomicon, iyi ki varsınız İsa Chandra Moskovitz
ve Terry Hope Romero! Size de afiyet olsun!
17 Mart 2013 Pazar
Vegan pasta
Geçenlerde oğlum pasta diye tutturdu. Pazar öğleden sonra.
Evde sadece ben, bebek, büyük oğlum ve eşim var. Pasta yapmak aklımızdaki en son şey. O kadar
ısrar etti ki, “Canım, geçen gün yaptığım kakaolu keki hemencecik pasta halinde
yapıveririm” dedim. Hmmm… Evdeki hesap çarşıya hiç uymadı. Günün sonunda evet,
bir pastamız vardı, ama bebek dahil hepimiz harap ve bitap düşmüştük. En
sonunda sıra pasta yemeye gelince oğlum aynen şunu söyledi “Pasta istemiyorum,
su içeceğim.”
Bu tariften o kadar bereketli bir pasta çıkıyor ki ye ye
bitmiyor, komşulara ver bitmiyor, işe götür bitmiyor. Güzel bir pasta oluyor.
Vegan kekin tarifi PETA’dan, kaju fıstıklı dış kreması Ani Phyo’dan. Afiyet olsun. Vegan kek tarifini tek kat için veriyorum, siz tarifin
iki katını yapıp keki ikiye bölebilirsiniz veya iki tane aynı kekten
yapabilirsiniz.
Kakaolu vegan kek
1 ½ bardak un
1 bardak toz şeker (ben 1/2 bardak kullaniyorum)
3 tepeleme tatlı kaşığı kakao
1 cay kasigi karbonat (veya ½ paket kabartma tozu)
½ paket vanilya
1 çorba kaşığı sirke
5 cay kasigi (veya ¼ bardak) sıvı yağ
1 bardak soğuk su
Fırını 185 oC’ye ayarlayın. Katı malzemelerı ayrı
bir kapta, sıvı malzemeleri ayrı bir kapta birleştirip karıştırın. Sonra
katıları sıvılara ekleyerek karıştırarak birlleştirin. Yağlanmış fırın
tepsisine aktarıp pişirin. Takriben 25-35 dakika arası. İçine batırdığınız
kürdan temiz çıkıyorsa pişmiştir.
Ara kreması için:
Vanilyalı puding
3 tepeleme yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı sıvı yağ
½ paket vanilya
Aldığı kadar soya sütü
Arzuya göre şeker (3 yemek kaşığı veya daha fazla)
Kısık ateşte unu yağda kavurmaya başlayın, yavaş yavaş soya
sütünü eklerken karıştırmaya devam edin. Pudinginiz piştikçe katılaşacağı için
oldukça cıvık bir kıvam olsun. Katılaştıkça da soya sütü ekleyebilirsiniz.
Vanilyayı ekledikten sonra tadına bakarak şeker koyun.
Keki ıslatmak için
şurup:
1 bardak su
½ bardak şeker
Suyu ve şekeri birlikte kaynatın. Ya soğuk keke sıcak şurup
dökün, ya da sıcak keke soğuk şurup. Ben keki soğutup kalıptan çıkardıktan
sonra sıcak şurup dökmeyi tercih ediyorum.
Şurupla ıslattıktan sonra ara kremayı da sürün. İki keki üs
üste koyun. Üst keki de ıslatın. En üste de kaju kreması sürün.
Kaju fıstıklı
Hindistan cevizli krema
1 bardak kaju fıstığı
¾ bardak su
1/3 bardak agave
şurubu
¼ bardak Hindistan cevizi rendesi
¼ bardak ılık Hindistan cevizi yağı
½ paket vanilya
Hepsini rondoda birleştirip krema haline getirin. En son kremayı da sürünce pastanız yemeye
hazır. Bir gün sonra tatlar daha da
oturmuş olacak. Buzdolabında saklamanızı tavsiye ederim. Üzerini dilediğiniz gibi
süsleyebilirsiniz. Çikolata rendelemek
en hızlı süsleme yöntemlerinden biri. Afiyet olsun!
Not: Bu kadar uğraşamam derseniz, tek kek ölçüsünü pişirin,
üstüne de 1 bardak soya sütü, ¼ bardak sıvı yağ ve ½ bardak şekeri kaynatıp
iyice karıştırın, kekin üstüne dökün. Bu haliyle de ıslak kek oluyor, ve pastadan
bile daha dayanılmaz olduğunu göreceksiniz.
Buna da afiyet olsun :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

