16 Temmuz 2013 Salı

Sivrisinek kovucu karisim


Yaz gelince ne yazik ki sivrisinekler de geliyor. Camlara takilan teller, koruyucu kiyafetler vs. ise yaramayinca ne yapiyoruz? Hayir, bakkaldan sinek kovucu sprey almiyoruz. Onun yerine, hem cevre dostu, hem cilt dostu, hem de tamamen bitkisel bir karisim hazirliyoruz. Bunun icin her aktarda bulunabilen gercek yaglar kullaniyoruz.

1 bardak zeytinyagi
1 cay kasigi limon yagi
1 cay kasigi lavanta yagi
1 cay kasigi okaliptus yagi

Esansiyel yaglari, tasiyici yaginiza (burada zeytinyagi, ama badem yagi da kullanabilirsiniz) ekleyip iyice karistirarak seyreltin. Hos kokulu bir karisim elde edeceksiniz. Bence zevkinize gore istediginiz yagdan biraz daha ekleyip istediginiz kokuyu elde edebilirisiniz.  Bu guzel kokulu karisimi vucudunuza surun. Sprey sisesine koyarsaniz isiniz daha kolay olur ama minik yag siseleri de olur. Agzi kapali herhangi bir kap isinizi gorur. Aslinda ben bu karisimi bazen bir cay bardagi altliginda hazirlayip odanin bir kosesine birakiyorum sivrisinekleri kovsun diye. Ya da karisima pamuk bandirip basucunuzda birakabilirsiniz. Sivrisinek isiriklarina da iyi geliyor bu karisim, kasintisini ve kabartisini aliyor.

Bu arada bir sure sonra karisimdaki esansiyel yaglar ucucu oldugu icin etkisi azalabilir, isteginize gore birkac damla daha ilave edebilirsiniz.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Yikanabilir bebek bezi ile gunluk geziler


Yikanabilir bebek bezlerini neredeyse iki aydir seve seve kullaniyoruz.  Mevsimlerden yaz, evde durmak zor. Kendimizi disari atmadan once bebek cantasindaki bez stogunu kontrol etmek lazim. Aslinda “normal” kullan-at bezlerden bir farki yok. Disarida kalacaginiz sureye ve bebeginizin durumuna gore, gereken bebek bezi miktarina karar verip yaniniza aliyorsunuz. Kullan-at bezlerden farkli olarak eklemeniz gereken tek sey, su sizdirmayan, koku gecirmeyen bir kese/torba. Kisa disari cikmalar icin resimdeki mavi keseyi kullaniyorum ben, dort bez kadar aliyor, belki bes. Bunu da her zaman yaninizda tutmakta yarar var. Illa ozel bir kese olmasi sart degil aslinda, plastik ve kilitli bir buzdolabi poseti de is goruyor, ama tuketimi ve atik miktarini azaltmak acisindan yeniden kullanilabilen bir torbacik kullanmak daha iyi.

Bebisin yikanabilir bezleri ve kirli bez tasima torbasi evden cikmaya hazir!

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Sari keten tohumu


Sari keten tohumu aramaya artik son vermistim ki hic beklemedigim bir anda karsima cikti. Rasayana markasina sik sik rastlar oldum, ve simdiye kadar kullandigim tum urunlerinden cok memnun kaldim. Simdi de sari keten tohumu sunuyorlar, ve gayet alcakgonullu bir sekilde sadece “keten tohumu” demisler. Acaba bu urunun kiymetini kendileri de bilmiyorlar mi? Neden kiymetli? Cunku sari keten tohumunun tadi, Turkiye’de bulunan kahverengi keten tohumuna gore daha yumusak. Ayrica yagi sikildiginda da cok leziz bir sey oluyor, kahverengi keten tohumunun yagi ise benim icin cok agir, cok otsu. Rasayana’ya yazsak, bu keten tohumunun yagini da piyasaya surmeyi dusunurler mi acaba? Hayali bile guzel!
 

28 Haziran 2013 Cuma

Bir yikanabilir bebek bezi hikayesi

Bu yaziyi sadece vegan hayat ile ilgili oldugu icin yazmiyorum. Genel olarak hayatla ilgisi var. Hatta sirf bunu anlatmak icin yeni bir blog kurmayi bile dusundum. Simdilik burada yazmakla yetinecegim. Talep olursa (?) devamini da yazarim.

Ilk cocugum dogmadan once hazir bezlere cok karsiydim. Onun icin de daha bebek dogmadan hazirliklarimi yaptim. Yikanabilir bebek bezi kullanan bir arkadasima akil danistim, internetten yorumlari okuyup birkac parca siparis ettim ve bezleri yikama servisi ile anlastim. Yanlis hatirlamiyorsam her hafta temiz 80 veya 100 adet bezi evin kapisina birakip kirlileri aliyorlardi. Bir de hastanede ve ilk gunlerde kullanmak icin organik ve dogada cozunen, tek kullanimlik bebek bezleri almistim. Sonra… Cok tecrubesizdim bu konuda, yikanabilir bebek bezleri kullanan arkadasim da tatildeydi. Yikanabilir bezlerini denedigim ilk gun cesaretim kirildi, baskilara boyun egdim ve o zamanlarin kaosu icinde ugrasacak bir bas agrisi daha olmasin diye bezleri biraktim, yikama servisini iptal ettim. Hem nasil olsa bebek bezlerim organik ve dogada cozunebilen cinstendi.

Derken birkac hafta sonra tasindik ve iste hosgeldin Pampers (Prima). Ne organik, ne dogada cozunebilen cinsten, ne ekonomik, ne saglikli, ne de vegan. Ama o gunun sartlari icinde bir daha yikanabilir bebek bezlerini arastirmaya zaman ve enerji bulamadim. Arada gozum takiliyordu bebek esyasi satan dukkanlarda, ama merakla bakmaya baslayip “bu is beni asar” bezginligiyle cikiyordum dukkandan. Bir defasinda dayanamayip bir tane aldim en gozume kestirdigim bezlerden (30 euro vermisim, dile kolay). Bir kere kullandim, onu da -simdi anliyorum ki- yanlis kullanmisim.

Yillar gecti, oglum buyudu. Ben tam bebek bezlerinden kurtuldum diye sevinirken (inanilmaz bir cevre kirliligi yaratiyor, insanin ici aciyor) ikinci bebek dogdu. Aliskanliklardan kurtulmak zordur, veganlar iyi bilir. Ultra Prima’ya hic dusunmeden basladik (kokusuz versiyonu vardi iyi ki). Arada organik bebek bezlerine bakip acaba bunlara mi gecsek, ekonomik olarak kaldirabilir miyiz diye dusunuyordum. Sonra minicik bebegim hasta oldu, ailedeki herkes hasta oldu, ama onunki bir turlu tam iyilesmedi ve bronsiolit denen illet hastaliga dondu. Nefes problemi, asiri mukus salgilama, vs. Ileri hali astim. Ilaclarin yaninda ona iyi gelsin diye bir suru sey yaptik. Evdeki mobilyalari sadelestirdik, tum polarlari ortadan kaldirdik, toz tutacak herseyi uzaklastirdik, ozel filtreli elektrik supurgesi aldik, turlu turlu gida alerjisi denemeleri yaptik, evdeki tum parfumlu seyleri kullanmayi biraktik, temizlikte kullandigimiz malzemeleri toptan degistirdik, camasir deterjanlarini degistirdik, vs. Sonra bir gun, kullanilip atilan cinsten olan bebek bezlerinin solunum yolu rahatsizliklarina neden olabilecegini okudum bir yerde. Ve iste yikanabilir bebek bezine gecme fikrinin gucu o zaman geldi. Bu konuda pek inandirici calisma da bulamadim ustelik. Ama hazir bezlerin icerigine bakinca dank etti. Diger maddeler var midir yok mudur, ne miktarda vardir bilmiyorum ama ozellikle bir tanesi var ki… Digerlerinin yaninda masum kalsa da benim icin ipi o kopardi. Bez kuruyken ince kum gibi olup da siviyla birlesince jel olmasini saglayan madde, bebek bezini uzun tutunca bebegin cildinde kristalimsi jel parcaciklari birakan, bebegin poposunu yikadiginizda kaygan kaygan hissetmenize neden olan madde.
Labta kendi ellerimle kullandigim, her kullanisimdan sonra basimin agirdigi ve “simdi artik acik havaya ihtiyacim var” dedirten ayni madde, akrilamid.

Hemen internete kostum ve o da ne? Yikanabilir bebek bezinin bu kadar cesidi oldugunu bilmiyordum. Birkac gunumu sirf terminolojiyi anlamaya calismakla gecirdim, boguldum, bezdim, kararlar verdim, kararlari bozdum, ve sonunda birkac bez denemeye karar verdim.  Iyi ki oyle yaptim. Denedim ve ise yarayan bir tanesinden birkac tane daha aldim. Sonra birkac tane daha. Bir aydan uzun bir suredir kullaniyoruz ve ben cok memnunum. Herkese tavsiye ederim. Yikanabilir bebek bezlerinin cok fazla cesidi var. Normal bez seklinde olup ustune kilif gecirileni (ilk bebek icin aldiklarim, ekonomik ama ilk kullanan icin zor), cep seklinde olanlar (en yaygin tur), hepsi-bir-arada olanlar (pahali ama pratik), hibrid olanlar, organik olanlar, pamuk olanlar, bamboo olanlar, keten olanlar, vs. Bir derya. Hangi cesidi begeneceginizi kullanmadan bilemiyorsunuz, bebegine gore de farklilik gosteriyor. Amerika’da bazi internet sitelerinde tanitim ve deneme paketleri bulabiliyorsunuz, ama Turkiye’de boyle bir sey yok malesef.

Su an kullandigimiz bezlerin cogunu Turkiye’den aldim, ustelik de cok ekonomik bir fiyata (www.hepsianneden.com). Isin absurd tarafi su ki, bu bezler dunyanin en unlu yikanabilir bebek bezi firmalarindan birine ait, Amerikan markasi. Uretim yeri? Turkiye. Yani burnumuzun dibinde bir yerlerde dunyanin en iyi yikanabilir bebek bezleri uretiliyor, ama Turkiye’de bunlarin adini bile bilen yok. Bunlari bulmak icin binbir takla atiyorsunuz, sans eseri bu siteyi bulamamis olsaydim bu bezleri Bulgaristan’dan getirtecektim. Bu defa sansim varmis, ve bu defa cok okudum, onlarca video izledim, ve sosyal baskilara bu defa direnebildim. Hic de korktugum kadar zor degilmis. Bunlarla tatile de ciktim (camasir makinesi vardi tabi), gezmeye de gittik, ve doktor ziyaretine de bu bezlerle gittik. Artik her bez degistirmede icim cok rahat.
(Edit) Oğlumun nefes problemi için o kadar cok sey yaptik ve o gunden bugune o kadar cok sey degisti ki, neyin işe yaradığını bilmek çok zor. Ciddi bir iyileşme görülüyor, ama bu yikanabilir bebek bezleri sayesinde mi oldu? Bilmem, belki de etkisi olmuştur. 



Fotografta bir cekmece dolusu FuzziBunz kilifi, bu kiliflarin icine gecen bezler ve en arkada da gece kullandigimiz Mother Ease kilifi gorunuyor.
 

25 Haziran 2013 Salı

Kahvaltida nohut

Bir alerji testi yapmak icin bir sureligine soya urunlerini kesmistim. Acikcasi hayatimi pek etkilemedi, kahvaltilar disinda. Son zamanlarda kahvaltiyi geleneksel Turk kahvaltisi seklinde yapmayi aliskanlik haline getirmistim. Tabi tofu ile. Tofunun uzerine guzelce zeytinyagi dokup, ya karabiber ve tuzla veya ozel bir baharat karisimiyla yiyordum.  Soya urunlerini kesince, elimdeki acik tofu paketini de bitirmeden buzluga atip tofuya da ara verdim. Kahvalti da tofusuz kaldi.

Bu noktada lafi biraz uzatacagim. Bu paragraf bir parantez olsun, okumak istemeyen atlasin.  Bazen sorarlar “Sen sucuk yemiyorsun, peynir yemiyorsun, yumurta yemiyorsun, sut icmiyorsun, tereyagi yemiyorsun, bal da yemiyorsun. Ne kaliyor ki geriye?” Tabi mantigi boyle kurunca geriye pek bir sey kalmiyor. O yuzden de kahvalti icin disari cikan vegan kisi genelde ac kaliyor. Vegan olmaya karar verip de vegan beslenmeye paldir kuldur dalan biri de ayni hataya dusup hayatindan vegan olmayan tum seyleri cikarip da yerine yenilerini koymazsa zor zamanlar gecirebilir. Ama insan sunu cok cabuk kavriyor: Yeni aliskanliklar edinmek gerekiyor. Ve bunun icin de biraz arastirmak, yeni seyleri denemek gerekiyor. Veganligin en sevdigim yani bu, bir suru yeni sey deniyorsun, eski aliskanliklarini sorguluyorsun. Cok ozgurlestirici bir sey bu!

Donelim tofusuz kahvaltiya.  Su andaki sartlar geregi de bana hizli hazirlanabilecek, sabah ekstra bir is cikarmayacak bir kahvalti secenegi gerekiyordu. Ustelik de minik bir oburcuk emzirdigim icin protein acisindan dengeli bir kahvaltiya ihtiyacim vardi.

Ve iste uzun laftan sonra hizli cozum: Susamli zerdecalli nohut! Buzlukta her zaman haslanmis nohut bulundurdugum icin yapmasi cok kolay. Bir de bunu aksamdan hazirlayip buzdolabina koydum mu, ertesi sabah sadece isitip normalde kahvaltida yedigimiz diger seylerle (domates, salatalik, zeytin, avokado) birlikte yiyebiliyorum. Ustelik bol proteinli, bol kalsiyumlu, bol demirli, bol A vitaminli, bol B vitaminli bir tarif. Dokme demir tavaniz varsa bu tarif tam ona gore.



Susamli zerdecalli nohut

2 bardak haslanmis nohut
2 adet rendelenmis havuc
2 tatli kasigi susam
1 tatli kasigi ince dogranmis taze zencefil
1/2 tatli kasigi zerdecal
1 tatli kasigi kimyon
Istege gore tuz
Istege gore zeytinyagi

Tavada zeytinyaginda susamlari kokusu hafiften cikana kadar kavurun. Ustune zencefili, zerdecali ve kimyonu ekleyip bir dakika kadar karistirmaya devam edin. Rendelenmis havucu ve haslanmis nohutu ekleyin ve kavurmaya devam edin. Havuclar istediginiz kivama gelince atesten alin. Afiyet olsun!